TÜRK BOĞAZLAR SİSTEMİNİN NADİDE MERCAN RESİFİ ÖLÜMLE BURUN BURUNA

TÜRK BOĞAZLAR SİSTEMİNİN NADİDE MERCAN RESİFİ ÖLÜMLE BURUN BURUNA
08 Ocak 2021 - 12:35



Akdeniz ekosisteminin resif oluşturabilme kabiliyeti olan tek sert mercan türü Cladocora caespitosa'nın, Çanakkale Boğazı'ndaki nadide resifleri ölüyor. Bölgede sadece 98 adet kalmış olan yaşlı anaç kolonilerin tümünün kaybedilme riski var. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehlike altındaki Akdeniz mercanları arasında yer alan C. caespitosa (IUCN, 2015), Türkçe ismiyle Taş Mercan, bölge özelinde balıkçı ağları sebebiyle ters çevrilip ölüyor.
Yapılan araştırmalara göre Çanakkale Dardanos bölgesinde, 2009 yılından bu yana üzerinde araştırma yapılan komünite, Türk Boğazlar Sisteminin tek yegane mercan resifleri niteliğinde.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Özalp, ülkemizi temsilen sert mercan biyolojisi ve ekolojileri ile ilgili Japonya'ya burslu gönderilen deniz bilimcilerden birisi. Aynı zamanda 2017 yılında Amerika'nın California Eyaletinde düzenlenen " Coral Reef Alliance Prize" uluslararası mercan koruma ödülüne ülkemizi temsilen Birleşmiş Millet Türkiye Ofisi (UNDP Türkiye) tarafından aday gösterilen tek deniz biyologlarından. Mercan resif uzmanı Dr. Özalp'e göre, Çanakkale Dardanos'ta yayılım göstermiş ve uzun yıllardır bu bölgede yaşam süren C. caespitosa kolonileri, boğazın önemli yüksek biyoçeşitlilik göstergelerinden. Birçok denizel canlıya barınma ortamı sağlayan kolonilerin az sayıda olmalarına rağmen, Akdeniz ekosistemi dışındaki bir denizel alanda adaptasyon gösterip yaşama tutunmuş olmaları büyük bir nimet. Türün nesli tehlike altında olmasıysa, alan üzerindeki hassasiyeti daha da yükseltiyor.
 
Mercan resif bölgesi transit gemi geçiş bölgesi dışında yer alıyor ve 4-9 m derinlikte yer alan sınırlı alanda alanda trol, gırgır gibi avcılık faaliyetleri yapılmıyor.
 
Dr. Özalp, Dardanos'taki Cladocora resifleri ile ilgili yaptığı açıklamada, sadece 98 anaç koloni ile temsil edilen bölgede 32 yetişkin koloninin balıkçı ağları sebebiyle bilinçsizce öldürüldüğünü belirtti ve şöyle konuştu; "2018 yılında yürütücülüğünü yaptığım ve Türkiye'nin ilk sert mercan deniz transplantasyon projesi niteliğinde olan çalışmada, bölgede 130 yetişkin koloni tespit edildi ve bunların 32'sinin proje kesin raporunda balıkçı ağlarının yüzeye çekilmesi sonucu öldüğü raporlandı (Özalp, 2018; yayın aşamasında). Dip ağları sert mercan kolonilerine takılarak yerinden söküyor. Bu bilinçsizce faaliyet sonucu ne yazık ki, yüzlercesini öldürmeniz mümkündür".
 
Mercan türü, Akdeniz'de "reef-forming" olarak bilinen tek mercan türü
Çanakkale Boğazı'ndaki Dardanos Cladocora resiflerinin, önemli tabiat varlığı olduğunu belirten Dr. Özalp, " Balıkçı ağ atımlarının, çapalama vb. faaliyetlerin, yüksek biyoçeşitlilik oluşturan bu gibi alanlarda yapılmaması gerekir. Tür nesli tehlike altında olan bir mercan türüdür ve resif oluşturabilen tek tür olarak raporlanmıştır. Reef-forming karakterli bu canlı, çevresindeki birçok denizel organizmaya da yuva görevi üstleniyor. Bazı balıkçıların koloni üzerine ağ atmaları sonucunun, istemeden de olsa ne derece büyük bir zarara sebep verdiklerinin farkında değiller. Bu mercan resif bölgesinde aynı zamanda, denizlerin oksijen kaynağı olarak bilinen, sağlıklı Posidonia oceanica çayırları bulunmaktadır ve geniş alana yayılmıştır.   Cladocora caespitosa kolonileri içersindeki boşluklara, ahtapot, ayı istakozu ve yavru karidesler yuva yaptığı gibi, mığrı gibi yetişkin balık türleri de mercan içindeki boşluklarda yaşam sürebilmektedir. Doğal bir kayalık oluşturmuş bu alanda balık ağı atımı yapmak, Çanakkale Boğazı, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi adalar dahil, sahip olduğumuz tek nadide resif ekosisteminin yok oluşunu hızlandırmaktadır".
İlgili bakanlıklara resmi proje raporlarının ve makalelerin sunulduğunu ve 1.5 yıldır bölgede özel koruma statüsü beklendiğini ifade eden Dr. Özalp, mercanın biyolojisi ile ilgili şunları kaydetti; Çok zaman kaybediyoruz. Bölgeye acil koruma statüsü gelmelidir. 4-9 m derinlik aralığındaki nadide mercan kolonileri, 98 adet kaldı. Bunların tümünün bir balık ağı faaliyeti öldürülme riski göz ardı edilmemelidir. Sonuçta kaybedilecek olan mercan habitatı, TBS'nin tek ve en geniş mercan ekosistemidir.
Dr. Özalp konuşmasında, "Bölgede önceki yıllarda gerçekleştirdiğimiz, Valilik ve Kolluk Kuvvetleri ortaklı bir Sualtı Canlıları Koruma Projesi yapılmasına ve özel bakanlık izinli bir resmi koruma şamandrası olmasına rağmen birkaç balıkçı şamandra çevresinde ağ atıcam diye inat ediyor. Neyi kaybettiğinin farkında değiller" dedi.
 
" C. caespitosa kolonileri, zooksantel olarak bilinen alg ile ortak yaşam süren bir türdür. Bu alg fotosentez yaparak mercan kolonisinin %ı90'nın üzerindeki bir oranda temel besinini sağlarken aynı zamanda da mercanın iskeletinde yaşam alanı bulur. Bu bir ortak yaşamdır. Ancak çok hassas dengelere sahip bir ortak yaşam... Balıkçı ağının takılması sonucu tepetaklak olan koloni polipi içinde yaşam süren alg, artık güneş ışığı alamadığı için fotosentezi bırakır ve mercan kolonisini terk eder. Mercan kolonisi, alg sayesinde fotosentezden gelen temel besin kaynağını kaybettiği gibi üstüne bir de planktonik beslenmenin de engellendiği bir duruma gelir. Besin alamayan koloniler beyazlar ve ölür.
Dardanos bölgede 2018 yılının Aralık ayında, çok yaşlı yetişkin kolonilerin ters çevrildiği belgelendi. Bu acil durum bakanlığa zaman kaybetmeden raporlandı. 11 yıllık bilimsel emek ve çaba içeren bilimsel doküman şu an inceleme altında. Eminiz ki, Çanakkale'nin bu nadide resiflerine sahip çıkılacaktır.
 
Bölgedeki Cladocora mercan varlığı, önemli bir iklim göstergesidir 
Mercan resif alanı ilk kez multidisipliner çalışmalarda incelenmiştir. Yürütücülüğü ODTÜ tarafından yapılan ve Dr. Özalp'in Sualtı Araştırmaları ekip lideri olduğu TÜBİTAK projesinde, deniz dibinde ölü halde tespit edilen bazı kolonilerin 45-102 yaş aralığında olduğu ifade edildi (Akınoğlu vd, 2021, yayın aşamasında). 2019 yılında gerçekleştirilen TÜBİTAK projesinin, ülkemizde yapılan sklerokronolojik ve izotop analizleri destekli ilk mercan projesi olduğunu belirten Dr. Özalp şunları kaydetti;
" C. caespitosa, koralitlerindeki bantlaşma tayinlerinden bölgelere özel eski yıllara tarihlenen iklim verilerine ulaşılabilen ve bu sebeple de dünya çapında birçok bilim insanının, bu mercan türünü kullanarak iklimsel araştırmalar yaptığı indikatör türlerden biridir. Küresel ısınma sorunun geldiği boyut göz önüne alındığında, günümüz iklim şartlarının incelenmesinin ne derece önemli olduğu raporlarda sunulmaktadır. Yayın aşamasında olan ve proje kesin raporu henüz tamamlanan araştırmalar, Çanakkale Boğazı'nın 1900'lü yıllarına ilişkin değerli veriler sunacaktır.
Fotoğrafta görülen Çanakkale Boğazından Dr. Özalp tarafından 2018 yılında kaydedilen Cladocora kolonsinin, 100 yaşın üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte yaşı 45-60 ve 58-65 aralığında olan diğer yetişkin kolonilerin de  2018 yılındaki balıkçı ağ atımından ağır tahribatlı olarak etkilendiğini belirtilen Dr. Özalp,  
"Tüm koloniler telef olmuş durumdaydı. 2009 yılından bu yana yaptığımız ekolojik araştırmaları düşündüğümüzde insan üzülmeden edemiyor. Tam bir yok oluş bu. 130 anaç kolonini 32'sinin ters çevrilip öldürülmesi ne demektir? Kabul edilebilecek gibi değil. Üstelik değerli balıkçım bunun belki de farkında bile değil. Yakaladığı balıkların yavrularının, istakozların, karideslerin, ayı istakozlarının yavrularının burada barındığını bilse acaba bunu yapar mı? Bölgede sadece 98 adet kalan nesli tehlike altındaki statüde raporlanmış (IUCN, 2015) bir mercan türünün acilen korunması gerekmektedir" dedi.
Boğazdaki biyolojik çeşitliliğin önemine dikkat çeken Dr. Özalp, " Elimizdeki nadide doğal alanı kaybettikten sonra bunun geri dönüşü yoktur",  " Geçen sene İskoçya'nın batısında 100.000 km2'lik bir denizel alanın MPA olarak koruma altına alındığı ve bölgedeki denizel canlıların korunması için her türlü balıkçılık, çapalama vb. faaliyetin yasaklandığı gazetelerde yer aldı. Bizim 2009 yılından bu yana emek harcadığımız, yayınlar ve makaleler yaptığımız, yani şöyle ifade edersek, bilimsel emek sarf edilen bölge sınırlı alanı 720 m2'lik şamandra bölgesidir. Türlerin kaybedilmemesi ve tümümün ölmemesi için derhal önlem alınmalı" diye konuştu.
2018 yılı sonlarında yapılan ölçümlerde 720-1940 m2'lik koruma şamandrası bölgesinde yaşam sürdüğü belirlenen kolonilerin, en tehlikeli ve hassas alan olarak nitelendirilen 720 m2 sınırlı şamandra bölgesinde acilen korunması gerektiği ve buradaki balık ağı, çapa ve diğer illegal avcılık uygulamalarına yasaklama getirilmesinin büyük ihtiyaç olduğu  ifade edilmiştir.  Türlerin geniş yayılım alanı 1940m2 olarak ölçülmüş olmasına rağmen, 98 yetişkin koloninin ve öldürülen 32 koloninin yaşam alanının sınırlı olduğu ve koruma şamandrası olan Dardanos bölgesinin acilen yönetim planlarına alınması ve hassas alanlar niteliğinde korunması gerektiği belirtilmiştir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum